Google
 
REAL THINGS - Blogcu



21/8/2007

AH ŞU ÇELİŞMEZLİKLER...

 

   Geçen günlerin birinde Sayın TTK Başkanı Kürtlere yönelik talihsiz bir açıklama yaptı.Ortada hiç sebep yokken neden böyle bir duruma girişti anlayamadım.Normal olarak Kürtlerden tepki geldi ve görevden alınması talebi bile ortaya koyuldu.Diğer kesimdende bilim adamlarının düşüncelerini özgürce ifade edebilmeleri gerektiği yönünde ve kesinlikle söylediklerinde de doğru olduğunu destekleyen açıklamalar geldi.Şimdi gündemi takip eden birinin aklında bu soruların doğmamasının hiçbir nedeni yoktur.

1)  Gerçekten siz özgür düşünceden mi yanasınız?

2)  Herkes, kendince yaptığı araştırmaları bilimsel bir dayanağa dayandırdıktan sonra  ağzına geleni söyleyebilecek mi?

3)  Bu durumla muhatap kılınan vatandaşların tepkisine neden empati kurarak haklı olunabilir ihtimalini düşünmüyorsunuz?

    Eğer siz gerçektende özgür bir düşünceyi savunduğunuzu beyan ederseniz o zaman da şu sorular doğacak gündemi takip eden vatandaşların kafasında:

1)  Çok değil yaklaşık 2 yıl önce Orhan Pamuk diye bir yazarımız da kendine göre bazı araştırmalar yaparak düşüncesini dile getirmişti.Mademki özgür düşünce diyorsunuz neden  yumurta yağmuruna tutuldu?

2)  Neden vatan haini ilan edildi?

3)  Belki çoğumuzdan daha çok sevdiği ve bağlı olduğu bu topraklardan uzaklaşmak zorunda bırakıldı?

…ki o dönemde, bazılarımızın sahip çıkmadığı o büyük kalem Nobel Edebiyat ödülünü ilk kez bu ülkeye kazandıran yazar olmuştu.Ve dünya,onun bu büyük başarısını bazılarımızdan daha çok sahiplendi.

 Ve maşallah savcılarımız adeta o anı bekliyorcasına onun hakkında açılan davaları incelemeye alıp soruşturma başlattılar.Büyük yazarımızı kendi topraklarında süründürdük.

 Unutuldu mu o günler sevgili özgürlükçü düşündüğünü (TTK Başkanının açıklamalarına destek olarak öyle olduklarını söyleyenler) ifade edenler..Zaten Hrant Dink’ten söz etmemize gerek yok.Onun hayatına kadar kastedildi..

    Tabî ki herkes düşüncelerini özgürce söyleyebilmeli; ama gerçekten özgür ve tarafsızca davranıldığı sürece…              21/08/2007-SALI      

                                                                                 NAZIM UZUN

7/5/2007

KENDİMLE GÜNCELEŞMEK

          Bu günlerde hepimizin evindeki televizyonlardan arabalarımızdaki radyolara,bilgisayarımızdan cep telefonlarımızı ansızın işgal eden mesajlara kadar,her bir taraftan üzerimize gelen cumhurbaşkanlık seçimine kendimce değinmek istedim..Çünkü sabah televizyonu açtığımda ilk duyduğum laftı,yolda yürürken işitiğim laftı hatta kimi arkadaşlarla bir zamanlar girdiğimiz futbol sohbetlerini işgal eden bir durumdu bu konu.Kimileri için gereksiz bir haralet ortamıydı bu..Kimileri içinse Cumhuriyetine sahip çıkmanın tam zamanıydı..Ve önce Ankara Tandoğan’da başladı Cumhuriyet’te sahip çıkma görevi,ardından İstanbul,İzmir derken yavaşça Batı Bölgesindeki illerde küçük çaplıda olsa mitingler düzenlendi..Laiklik üzerine sloganlar atıldı..Bir zamanlar Demokratik bir Türkiye’yi savunanlar o meydanlarda yanlışlıkla dahi Demokrasiye dair cümle kurmadılar..Bu durum başta Doğu’daki vatandaşlarımız olmak üzere birçok insanın endişelenmesine yol açmıştır..Şimdi sormak istiyorum Demokrasi diye ahkam kesen gazeteci ve düşünürlere ‘demokrasi kişinin başkalarına zarar vermediği müdetçe kendi özgürlüğünü yaşayabilmesi değil mi?Eğer öyleyse yıllardır ülkenin çoğunluğunu oluşturan türbanlı vatandaşlatrımızı neden dışlayarak onları bir sorun olarak görüyorsunuz?Yıllardır bir türlü çözülmeyen bir meseleyi sorun yaptınız,yani Kürt vatandaşlarınız gibi türbanlı vatandaşlarınızıda bu ülkede bir sorun olarak gördünüz ve görüyorsunuz..’Asıl sorun bu meselelerin çözülmesini istemek midir yoksa engellemek midir?Cevap açık bir şekilde sırıtıyor ama gelin görün ki anlamak istemeyenler ortada kavruluyor ve ortalığı kavuruyor..Hatta çevrede,adeta bir dönem yaşananlardan ders almamış gibi bu ülkenin refaha kavuşması için bir darbe modeline ihtiyaç olduğunu savunanlar mevcut.Darbe kimlere yapılacak,açıkçası merak edilmeyen bir subje konumunda.Çünkü kimlere karşı ayaklanma ve haykırma yapılıyorsa darbede tabi ki onlara yapılacak.Yazık AB müzakerelerine adım adım yaklaştığımız bu dönemlerde bazılarının provakasyonluğuna gelerekten demokrasi gibi eşitlikçi bir yönetim şeklini benimsemekten kaçınıyoruz.Ne diyelim erken seçim geldi ,bakalım,halk en iyi cevabı verir,..Ve bu seçimlerin sonucunda şimdinin bağıranları susar,belki..

            Son olarak bu konuyu bir de ünlü bir sanatçını gözüyle izleyelim.Hani Kürtçe şarkı ve klip yapacağını söylediği için bi kısım meslektaşları tarafından çatal yağmuruna tutulan ve vatan haini ilan edilen bir sanatçının gözüyle..Bu yüzden sizlerle bu videoyu paylaşmak istedim.Umarım birileri anlayabilmiştir...

 

 

Blogcu ile yapıldı



Türkçe - Ýngilizce Sözlük
ç - ý - ð - ö - þ - ü
Kelime:

« bir sonraki hüzne yolculuk |

Page Rank Tool Free Website Counters
Free Website Counters